top of page

Yargıtay'dan Kritik Karar: Enflasyonist Ortamda "Munzam Zarar" İçin Somut İspat Şartı Esnetildi!

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan alacakların geç tahsil edilmesi durumunda, alacaklının uğradığı değer kaybı artık daha kolay tazmin edilebilecek. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025 yılına ait güncel bir kararında, enflasyonist ortamda paranın değer kaybetmesini "munzam zarar" için bir karine (varsayım) olarak kabul etti.

1. Dava Konusu: KDV Ödemesi ve Geciken Tahsilat

Dava, bir arsa sahibinin (davacı), yüklenici (davalı) adına ödediği Katma Değer Vergisi (KDV) tutarını 9 yıl sonra ancak icra yoluyla tahsil edebilmesi üzerine açılmıştır. Davacı, 2013 yılında ödediği tutarın 2022 yılında tahsil edildiğini, bu süreçteki yasal faizin paranın değer kaybını karşılamadığını belirterek munzam zarar tazminatı talep etmiştir.

2. Alt Mahkemelerin "Kusur Yok" Gerekçesiyle Reddi

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), davalının borcu geç ödemesinde "kötü niyetli veya ağır kusurlu" olmadığı, sözleşmedeki KDV hükümlerinin muğlak olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay bu görüşe katılmadı.

3. Munzam Zarar (Aşkın Zarar) Nedir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenen munzam zarar; bir para borcunda borçlunun temerrüde (gecikmeye) düşmesi halinde, alacaklının uğradığı zararın temerrüt faizini aşan kısmıdır.

4. Yargıtay Kararının Devrim Niteliğindeki Gerekçeleri

Yargıtay, bozma kararında mülkiyet hakkının korunması ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına atıfta bulunarak şu önemli tespitleri yapmıştır:

  • Katı İspat Kuralından Vazgeçilmeli: Alacaklının "eğer paramı zamanında alsaydım şu yatırımı yapacaktım" diyerek somut bir zarar ispatlaması zorunluluğu, yüksek enflasyon dönemlerinde hak ihlaline yol açar.

  • Hayatın Olağan Akışı Karinesi: Makul bir insanın parasını atıl tutmayacağı; en azından döviz, altın veya mevduat gibi yatırım araçlarında değerlendireceği "maruf ve meşhur" (herkesçe bilinen) bir gerçektir.

  • Borçlunun Kusur Karinesi: Borçlu, gecikmede kusuru olmadığını bizzat ispatlamalıdır. Alacaklı borçlunun kusurunu ispatlamak zorunda değildir.

5. Zarar Nasıl Hesaplanacak? "Sepet Hesabı" Yöntemi

Yargıtay, yerel mahkemenin zararı hesaplarken şu ekonomik verilerden oluşan bir "ekonomik sepet" oluşturması gerektiğini belirtmiştir:

  1. TEFE-TÜFE (Enflasyon oranları)

  2. Dolar ve Euro kurlarındaki artış

  3. Mevduat faiz oranları

  4. Devlet tahvili getirileri

  5. Altın fiyatları

  6. Asgari ücret artış oranı

Bu verilerin ortalaması alınarak paranın reel değeri hesaplanacak; eğer bu değer tahsil edilen yasal faizden fazlaysa, aradaki fark "munzam zarar" olarak davacıya ödenecektir.

Sonuç: Alacaklılar İçin Yeni Bir Dönem

Bu karar, borcunu geç ödeyen borçluların "düşük yasal faizden yararlanarak haksız kazanç elde etme" stratejisini boşa çıkarmaktadır. Yüksek enflasyon ortamında alacağın geç tahsil edilmesi, artık başlı başına bir zarar sebebi olarak kabul edilmekte ve yargı yoluyla telafi imkanı doğmaktadır.


Yorumlar


Son Yazılar

bottom of page