top of page

Anlaşmalı Boşandıktan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açılabilir mi? Yargıtay 2026

15 saat önce
4 dakikada okunur
Kısa cevap: Anlaşmalı boşanma, eşler arasındaki mal paylaşımını kendiliğinden bitirmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.09.2025 tarihli (E. 2024/7, K. 2025/498) ve 29.04.2026 tarihli (E. 2025/354, K. 2026/267) kararlarına göre, protokolde mal rejiminin tasfiyesine dair açık bir düzenleme yoksa "paylaşılacak malımız yok" gibi bir duruşma beyanı haktan vazgeçme sayılmaz. Bu durumda, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra süresi içinde katılma alacağı davası açılabilir. Protokolde açık ve net bir feragat varsa sonradan dava açmak ise kural olarak mümkün olmaz.

Anlaşmalı boşanmada eşler çoğu zaman hızlı bitirmek için nafaka, tazminat ve çocuklarla ilgili maddelere odaklanır; evlilik içinde edinilen ev, arsa, şirket hissesi veya yatırım hesapları ise protokolde hiç anılmaz. Duruşmada hâkimin sorusuna "Paylaşılacak bir malımız yok" diye cevap verilir ve dosya kapanır. Yıllar sonra taraflardan biri mal paylaşımı istediğinde ilk itiraz şu olur: "Siz bu hakkınızdan boşanırken vazgeçtiniz." Yargıtay'ın son kararları bu itirazın hangi durumda geçerli olduğunu netleştiriyor.

Siyah zemin üzerinde iki altın alyans – anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ne dedi?

İlk kararda eşler 1989'da evlenmiş, 2005'te anlaşmalı olarak boşanmıştı. Duruşmada ikisi de "paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur" demişti. Boşanmanın kesinleşmesinden yaklaşık dokuz yıl sonra eşlerden biri taşınmazlar ve şirket hisseleri için dava açtı; diğer eş de karşı tarafa kayıtlı taşınmazlar için karşı dava açtı. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, bu beyanla mal rejiminin tasfiye edildiğini kabul ederek iki davayı da reddetti.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise oy çokluğuyla şu ilkeleri benimsedi:

  • Türk Medeni Kanunu m.166/3'te geçen "boşanmanın mali sonuçları" ifadesi; maddi-manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakasını kapsar, mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz.

  • Eşler isterlerse anlaşmalı boşanmada mal paylaşımını da çözebilir; ancak bu düzenleme hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

  • Protokolde ve boşanma kararında tasfiyeye ilişkin hüküm yoksa, salt duruşma beyanından hareketle mal paylaşımından vazgeçildiği sonucuna varılamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2026 tarihli kararı (E. 2025/6039, K. 2026/4692) daha da ileri bir örnek içeriyor: Taraflar duruşmada "Mal tasfiyesi talebimiz yoktur" demiş, boşanma kararına da "mal tasfiyesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına" yazılmıştı. Daire bunu da kayıtsız, şartsız ve açık bir feragat saymadı ve davanın esastan incelenmesi için kararı bozdu.

Hangi durumda sonradan dava açılamaz?

Yargıtay'a göre usulüne uygun ve açık bir anlaşmayla mal rejimi tasfiye edilmiş ve boşanma kararı kesinleşmişse, tarafların yeniden tasfiye istemesi mümkün değildir. Böyle bir talep, Türk Medeni Kanunu m.2'deki dürüst davranma kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması sayılır. Örneğin protokolde belirli taşınmazların kime kalacağı yazılmış ve "taraflar mal rejiminden doğan tüm alacak haklarından karşılıklı olarak feragat eder" gibi açık bir hüküm konmuşsa, sonradan dava açmak kural olarak sonuç vermez.

Ayrıca her iki Genel Kurul kararında da güçlü karşı oylar bulunduğunu belirtmek gerekir. Karşı oy yazan üyeler, duruşmadaki "mal" ifadesinin taşınır ve taşınmaz tüm varlıkları kapsadığını ve bu beyanın kesin delil niteliğinde olduğunu savundu. 29.04.2026 tarihli kararda da boşanmanın kesinleştiği gün verilen "haklarımı ona hibe ediyorum" yazısının bağışlama sayılması gerektiği görüşü azınlıkta kaldı. Bu nedenle her dosyada protokolün, duruşma tutanağının ve sonradan yapılan yazılı anlaşmaların birlikte incelenmesi önemlidir.

Mahkeme nasıl değerlendirir?

Mahkeme önce eşlerin boşanırken mal paylaşımını gerçekten çözüp çözmediğine bakar. Bunun için şu noktalar incelenir:

  • Hâkim onayına sunulan protokolde mal rejimine dair bir madde olup olmadığı,

  • Boşanma kararının hüküm kısmında tasfiyeye ilişkin bir karar bulunup bulunmadığı,

  • Beyanın belirli bir hak hakkında, açık ve kesin bir vazgeçme iradesi taşıyıp taşımadığı.

Feragat sonucu çıkmazsa mahkeme, evlilik içinde edinilen malları tespit eder, değerlerini belirler ve TMK m.236 uyarınca artık değerin yarısı üzerinden katılma alacağını hesaplar. Mal rejimi, TMK m.225 gereği boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır; 1 Ocak 2002'den önceki dönem için ise o tarihteki mal ayrılığı rejimine göre ayrı bir değerlendirme yapılır.

Süreler

Katılma alacağı için kanunda özel bir süre öngörülmediğinden, Türk Borçlar Kanunu m.146'daki on yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Yargıtay uygulamasında bu süre genellikle boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlatılır. Süre geçirildiğinde karşı tarafın zamanaşımı itirazıyla dava reddedilebileceğinden, boşanmadan yıllar sonra hak arayan kişilerin tarihleri dikkatle hesaplaması gerekir.

Sık sorulan sorular

Anlaşmalı boşandık, protokolde mal paylaşımı yazmıyor. Dava açabilir miyim?

Yargıtay'ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarına göre, protokolde tasfiyeye dair açık bir hüküm yoksa ve açık bir feragat bulunmuyorsa, zamanaşımı süresi içinde mal rejiminin tasfiyesi davası açılabilir.

Duruşmada "paylaşılacak malımız yok" dedim. Bu hakkımdan vazgeçtiğim anlamına gelir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre tek başına gelmez. Feragatin belirli bir hak hakkında kayıtsız, şartsız ve açık olması gerekir. Ancak karar oy çokluğuyla verildiğinden dosyadaki diğer belgeler de önem taşır.

Şirket hisseleri de mal paylaşımına girer mi?

Evlilik içinde ve 1 Ocak 2002'den sonra edinilen hisseler kural olarak edinilmiş mal sayılır ve tasfiyeye girer. Evlilikten önce sahip olunan veya miras yoluyla gelen hisseler ise kişisel maldır; bunların durumu ayrıca incelenir.

Mal paylaşımı davası için ne kadar sürem var?

Uygulamada boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi esas alınmaktadır.

Sonuç

Anlaşmalı boşanma ile mal paylaşımı hukuken ayrı konulardır. Protokolde mal rejimine ilişkin açık bir hüküm yoksa, duruşmada söylenen genel bir cümle Yargıtay'a göre mal paylaşımı hakkını ortadan kaldırmaz. Boşanmak üzere olanlar için ders ise şudur: Mal paylaşımını da kapatmak istiyorsanız, hangi malın kime kalacağını ve tarafların hangi haklardan vazgeçtiğini protokole açık ve ayrıntılı biçimde yazmanız gerekir.

Kaynaklar:

⚠️ Önemli uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Fener Hukuk İletişim Bilgileri Adres: Esentepe Mah. Kasap Sok. 14/7 Şişli/İstanbul Telefon: 0212 219 00 18 WhatsApp: 0555 838 50 50 E-posta: info@fenerhukuk.com.tr Online randevu

Yorumlar


Son Yazılar

bottom of page