top of page

İş Kazasında Şirket Müdürü Ceza Alır mı? Yargıtay 2026

12 dakika önce
4 dakikada okunur
Kısa cevap: Evet, iş kazası ölüm veya yaralanmayla sonuçlanmışsa şirket müdürü, işveren vekili ya da işin başındaki sorumlu kişi taksirle öldürme (TCK m.85) veya taksirle yaralama (TCK m.89) suçundan yargılanabilir. Şirketin kendisi hapis cezası almaz; sorumluluk kişiseldir ve herkes kendi kusuru oranında cezalandırılır (TCK m.22/5). Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026 tarihli kararlarında, iş güvenliği konusunda gerçekten yetki ve görev verilmiş şube müdürünün mahkûmiyetini onamış (E.2022/1696, K.2026/1674); yalnızca sınırlı evrak yetkisi olan çalışanın ise beraatini onamıştır (E.2023/3527, K.2026/3795).

Bir işyerinde iş kazası olduğunda akla ilk gelen soru tazminattır. Oysa kaza ölüm veya ağır yaralanmayla sonuçlanmışsa savcılık kendiliğinden soruşturma başlatır ve şirket ortakları, müdürler, şantiye şefleri ve iş güvenliği uzmanları hakkında ceza yargılaması gündeme gelir. Yargıtay'ın 2026 yılında verdiği kararlar, "kimin ceza alacağı" sorusunun unvana değil, kişinin fiilen sahip olduğu yetki ve göreve bakılarak cevaplandığını açıkça gösteriyor.

İş kazası sonrası yerde duran kırmızı baret – iş güvenliği ve işverenin ceza sorumluluğu

Yargıtay 2026 kararları ne diyor?

Şube müdürü mahkûm edildi: Bir inşaat şirketinin şubesinde yürütülen yıkım işinde işçinin başına ağır bir demir parçası düşmüş ve işçi hayatını kaybetmiştir. İlk derece mahkemesi, işin şirket merkezince yürütüldüğünü kabul ederek şube müdürünü beraat ettirmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise ticaret sicilinde şube müdürü olarak atandığını, noter vekâletnamesiyle "iş yeri ve işçi güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri almaya" yetkili kılındığını, hakediş belgelerinde imzası bulunduğunu ve işçilere yıkım işi konusunda eğitim verilmediğini tespit ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 23.02.2026 tarihli kararıyla bu hükmü onamıştır.

Sınırlı yetkili çalışan beraat etti: Başka bir dosyada kereste atölyesinde çalışan işçi, makineden fırlayan tomruğun çarpması sonucu ölmüştür. Bilirkişi raporlarında "işveren vekili" olarak kusurlu gösterilen lojistik sorumlusunun vekâletnamesinde yalnızca iş kazası tutanaklarını imzalama ve resmî kurumlara evrak teslim etme gibi sınırlı yetkiler bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, bu kişiye gerçek anlamda işveren vekilliği yetkisi verilmediği gerekçesiyle beraat kararı vermiş; Yargıtay 14.04.2026 tarihli kararıyla bunu onamıştır.

İş güvenliği uzmanı ne zaman sorumlu olur?

Aynı dosyada kısmi süreli çalışan iş güvenliği uzmanı da beraat etmiştir. Uzmanın, işe başladıktan kısa süre sonra risk değerlendirme raporunu hazırlattığı ve eksiklikleri tespit ve öneri defterine yazarak işverene bildirdiği belgelerle doğrulanmıştır. 6331 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre uzman, eksiklikleri işverene yazılı bildirir; bunların giderilmesinden ise işveren sorumludur. Hayati tehlike varken işveren önlem almazsa uzmanın durumu Bakanlığa bildirmesi gerekir. Yani uzmanın sorumluluğu, bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine göre değerlendirilir.

İşveren sorumluluğunu başkasına devredebilir mi?

Hayır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4'e göre işveren, risk değerlendirmesi yapmak, eğitim vermek, tedbirlere uyulup uyulmadığını denetlemek ve gerekli araçları sağlamakla yükümlüdür. Dışarıdan uzman veya kuruluştan hizmet alınması (OSGB) ve çalışanların kendi yükümlülükleri, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Görev dağılımı yapılmış olması, yalnızca kusurun kişiler arasında nasıl paylaştırılacağını etkiler.

Mahkeme kusuru nasıl değerlendirir?

  • Fiilî yetki: Ticaret sicili kaydı, vekâletname, görev tanımı, imzalanan belgeler ve sahada kimin talimat verdiği incelenir.

  • Bilirkişi raporu: Genellikle iş güvenliği uzmanı ve ilgili mühendislerden oluşan heyet kusur oranlarını belirler; raporlar arasında çelişki varsa yeni rapor alınır.

  • Eğitim ve kayıtlar: Eğitim belgeleri, risk değerlendirmesi, kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları ve tespit-öneri defteri belirleyici delillerdir.

  • İşçinin kusuru: Ölen veya yaralanan işçinin tali kusuru, sorumluyu tamamen kurtarmaz; yalnızca cezanın belirlenmesinde dikkate alınır (TCK m.22/4).

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 01.07.2026 tarihli başka bir kararında, eğitim verilmeden doğrudan çatıya çıkarılan işçinin düşerek ölmesi olayında işin başındaki sorumlu kişiyi asli kusurlu kabul eden mahkûmiyeti onamıştır (E.2022/9039, K.2026/6910).

Cezalar ve süreler

Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir; birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma varsa iki yıldan on beş yıla kadar çıkar (TCK m.85). Kişinin sonucu öngördüğü hâllerde (bilinçli taksir) ceza artırılır (TCK m.22/3). Taksirle yaralama suçu ise uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253); uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Taksirle öldürme suçunda uzlaştırma yoktur. Uygulamada cezalar adli para cezasına çevrilebilmekte veya ertelenebilmektedir; ancak bu, kusur oranına ve dosyanın özelliklerine göre değişir.

Sık sorulan sorular

İş kazasında şirket hapis cezası alır mı? Hayır. Ceza sorumluluğu şahsidir; tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz (TCK m.20). Yargılanan kişiler şirketin yetkilileri, işveren vekilleri ve kusuru bulunan diğer çalışanlardır.

Sadece "müdür" unvanı taşımak ceza almak için yeterli mi? Hayır. Mahkeme unvana değil, iş güvenliği konusunda fiilen yetki ve görev verilip verilmediğine bakar. Sınırlı evrak yetkisi olan çalışan beraat edebilir.

OSGB'den hizmet almak işvereni korur mu? Hayır. 6331 sayılı Kanun m.4/2'ye göre dışarıdan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu kaldırmaz.

İşçi de kusurluysa işveren cezadan kurtulur mu? Hayır. İşçinin kusuru, diğer sorumluların kusurunu ortadan kaldırmaz; herkes kendi kusuru oranında sorumlu olur (TCK m.22/5).

Sonuç

İş kazasında ceza sorumluluğu, kâğıt üzerindeki unvandan çok fiilî yetkiye ve alınan önlemlere göre belirlenir. Şirket yöneticileri için en önemli koruma; güncel risk değerlendirmesi, belgelenmiş eğitimler, açık görev ve yetki dağılımı ve uzman bildirimlerinin takip edilmesidir. Kaza sonrasında ise ifade vermeden önce bu belgelerin bir araya getirilmesi büyük önem taşır.

Kaynaklar:

⚠️ Önemli uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Fener Hukuk İletişim Bilgileri Adres: Esentepe Mah. Kasap Sok. 14/7 Şişli/İstanbul Telefon: 0212 219 00 18 WhatsApp: 0555 838 50 50 E-posta: info@fenerhukuk.com.tr Online randevu

Yorumlar


Son Yazılar

bottom of page