top of page

Şirket Müdürü Şirket Parasını Kendi Hesabına Aktarırsa Suç mu? Yargıtay 2026

1 gün önce
4 dakikada okunur
Kısa cevap: Şirket müdürünün, yönetmek için elinde bulunan şirket parasını veya kârını kendi hesabına aktarması, hile yoksa TCK m.155/2'deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 30.03.2026 tarihli, 2026/1113 E., 2026/3400 K. sayılı kararında, aile şirketinde kârların ortaklara ödenmeyip şahsi hesaplarda tutulduğu iddiasının bu suç kapsamında incelenmesi ve ticari defterler üzerinden bilirkişi raporu alınması gerektiğine hükmetti. Suçun cezası 1 ila 7 yıl hapis ve adli para cezası, olağan dava zamanaşımı 15 yıldır. Suç uzlaştırma kapsamındadır ve etkin pişmanlık indirimi mümkündür.

Aile şirketlerinde ve ortaklı işletmelerde en sık yaşanan anlaşmazlıklardan biri, şirketi fiilen yöneten müdürün şirket kaynaklarını kendi amaçları için kullanmasıdır. Kâr payı dağıtılmaz, şirket hesabından şahsi hesaplara para aktarılır, ticari defterler diğer ortaklarla paylaşılmaz.

Bu durumun ne zaman suç oluşturduğuna, Yargıtay'ın 2026 yılında verdiği kararlar önemli açıklık getiriyor. Bu yazıda, şirket müdürünün şirket parasını kendi hesabına aktarmasının hangi şartlarda suç oluşturduğunu, savcılık ve mahkemelerin olayı nasıl incelemesi gerektiğini ve ortakların bilmesi gereken süreleri ele alıyoruz.

Ahşap hâkim tokmağı ve yanında para: şirket müdürünün şirket parasını kullanması ve güveni kötüye kullanma suçu

Yargıtay'ın 2026 kararı: Dosya "zamanaşımı" denilerek kapatılamaz

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.03.2026 tarihli kararına konu olayda, aile şirketinin ortaklarından biri, diğer ortakların genel kurul defterine kendi adına sahte imza atarak müdürün görev süresini süresiz uzattığını, şirketin tüm kâr ve birikimlerini şahsi hesaplarına aktardığını ve kendisine hiçbir ödeme yapmadığını ileri sürerek şikâyette bulundu. Savcılık, dolandırıcılık ve sahtecilik suçları bakımından zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi; itiraz da reddedildi.

Yargıtay ise kanun yararına bozma yoluyla bu kararı kaldırdı. Karardaki başlıca tespitler:

  • Şirkete ait para ve kazançların şahsi hesaplarda tutulması iddiası, hile unsuru yoksa dolandırıcılık değil, TCK m.155/2'deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmelidir.

  • Ticaret sicil kayıtları, şirket sözleşmesi, genel kurul belgeleri ve ticari defterler getirtilmeli; üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden şirketin zarara uğrayıp uğramadığı ve zararın miktarı konusunda rapor alınmalıdır.

  • Sahte olduğu ileri sürülen belgenin en son kullanıldığı tarih araştırılmadan zamanaşımının dolduğu söylenemez.

  • Şüphelilerin her biri yönünden ayrı değerlendirme yapılmalıdır.

Suçun şartları: Her para çekişi suç değildir

TCK m.155/2'deki suçun oluşması için malın (paranın), ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare etme yetkisi gereği faile teslim edilmiş olması ve failin bu malı teslim amacı dışında kendisi veya başkası yararına kullanması gerekir. Şirket müdürü, şirket kasası ve banka hesapları üzerinde bu tür bir idare yetkisine sahip olduğundan, yetkisini kendi çıkarı için kullanması bu kapsama girebilir.

Ancak her para hareketi suç anlamına gelmez. Örneğin:

  • Para şirket borçlarının ödenmesinde kullanılmışsa,

  • Ortaklar müdüre ilgili işlem için açık yetki vermişse,

  • Harcama şirket kayıtlarına usulüne uygun işlenmişse,

suçun unsurları oluşmayabilir. Bu nedenle mahkemeler, olayı her zaman ticari defter ve belgeler üzerinden inceler.

İstisna ve karşı görüş: "Hukuki uyuşmazlık" savunması

Uygulamada sanık tarafı, olayın ceza davası değil, ortaklar arasında hukuki bir uyuşmazlık olduğunu sıklıkla ileri sürer. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.01.2026 tarihli, 2021/23701 E., 2026/730 K. sayılı kararında, yerel mahkeme bu gerekçeyle beraat kararı vermişti. Olayda şirket müdürü, ortakların verdiği vekâletnameye dayanarak bir taşınmazı satmış ve bedeli şirket borçlarında kullandığını savunmuştu. Yargıtay, satış bedelinin şirket kayıtlarına girip girmediği ve borç ödemesinde kullanılıp kullanılmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadan beraat verilemeyeceğini belirterek kararı bozdu.

Öte yandan ispat yükü önemlidir. Aynı Daire 13.04.2026 tarihli, 2026/152 E., 2026/3824 K. sayılı kararında, suçun işlendiği sabit görülmediği için verilen beraat kararını onadı. Bu karar, delil toplanmadan yalnızca iddiaya dayanan şikâyetlerin sonuç vermeyebileceğini gösteriyor.

Suçtan zarar gören kim: Şirket mi, ortak mı?

Yargıtay 13.04.2026 tarihli kararında, müdürün eylemi nedeniyle doğrudan zarar görenin şirketin kendisi olduğunu ve şirketin katılan sıfatıyla davaya kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle şikâyet ve davaya katılma işlemlerinin şirketi temsile yetkili kişiler aracılığıyla, doğru sıfatla yapılması önem taşır.

TCK m.155/2 suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık ortağın ihbarı üzerine de soruşturma başlatır.

Mahkeme nasıl değerlendirir?

Kararlardan çıkan inceleme adımları şunlardır:

  1. Ticaret sicil kayıtları ile şirketin tüm yetkili ve ortaklarının belirlenmesi,

  2. Şirket sözleşmesi, genel kurul ve yönetim kararlarının incelenmesi,

  3. Ticari defterler üzerinden bilirkişi raporu ile para akışının ve zararın tespiti,

  4. Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi.

Cezalar, süreler ve uzlaştırma

  • Ceza: TCK m.155/2'ye göre 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası.

  • Dava zamanaşımı: Üst sınır 7 yıl olduğundan TCK m.66/1-d gereği 15 yıl. Zamanaşımı kesilirse bu süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/4).

  • Uzlaştırma: CMK m.253/1-b-7 gereği güveni kötüye kullanma suçu (155. maddenin üçüncü fıkrası hariç) uzlaştırma kapsamındadır.

  • Etkin pişmanlık: Zarar kovuşturma başlamadan tamamen giderilirse cezada üçte ikiye, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden giderilirse yarıya kadar indirim yapılır (TCK m.168).

Ceza süreciyle birlikte, limited şirketlerde her ortak haklı sebep varsa müdürün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir (TTK m.630/2). Müdürün hukuki sorumluluğu ise TTK m.644 yollamasıyla m.553'e göre değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Şirket müdürü şirket parasını kendi hesabına aktarırsa suç mu?

Para, şirketi yönetme yetkisi gereği müdüre bırakılmışsa ve teslim amacı dışında kendi yararına kullanılmışsa, TCK m.155/2'deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu oluşabilir. Hile varsa dolandırıcılık da gündeme gelebilir.

Şirket ortağı müdür hakkında şikâyette bulunabilir mi?

Evet. TCK m.155/2 suçu şikâyete bağlı olmadığından ortağın başvurusu soruşturma başlatılması için yeterlidir. Ancak Yargıtay'a göre suçtan doğrudan zarar gören şirkettir.

Güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

TCK m.155/2 için olağan dava zamanaşımı 15 yıldır. Kesme sebepleri varsa süre en fazla yarısı kadar uzayabilir.

Parayı iade eden müdür cezadan kurtulur mu?

Tamamen kurtulmaz; ancak zararı tamamen giderirse etkin pişmanlık indirimi uygulanır. Ayrıca uzlaşma gerçekleşir ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.

Sonuç

Yargıtay'ın 2026 kararları, şirket müdürünün şirket kaynaklarını şahsi amaçla kullandığı iddialarının "ticari anlaşmazlık" ya da "zamanaşımı" denilerek kolayca kapatılamayacağını gösteriyor. Belirleyici olan, ticari defterler ve bilirkişi incelemesiyle ortaya konan para akışıdır.

Kaynaklar:

⚠️ Önemli uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Fener Hukuk İletişim Bilgileri Adres: Esentepe Mah. Kasap Sok. 14/7 Şişli/İstanbul Telefon: 0212 219 00 18 WhatsApp: 0555 838 50 50 E-posta: info@fenerhukuk.com.tr Online randevu

Yorumlar


Son Yazılar

bottom of page